15 Eylül 2014 Pazartesi

Kumşut

Boşalma, içte olanın dışarı atılmasıdır ve Türkçe’ deki kullanımı genel olarak kafamızda cinsellik çağrışımı yapar. Oysa ki içten dışarı çıkma eylemi, her şekilde rahatlatma yapan, temel ihtiyaçtır insan evladında. Valla bak.

 ► Çiş-kaka: Herkesin, başlıktaki ikililerden herhangi birinin yapıldığında huzur ve yapılamadığındaki sıkıntıda hem fikir olduğuna eminim. Davranış yansımaları kelimelere iğreti bakma veya bakmama ile ilgili. En iyi tanıdığıma inandığım kişiden örnek vereyim. Erken yaşlardan beri tuvalet olayını ritüel haline getirip, geçirilen zamandan oldukça keyifli anlar yaşamış, bir çok yeni fikrin klozet üzerinde gelişine tanık olmuş enerji bütünü. Ne büyük zevk. Diğer yandan, kadınların daha fazla olduğunu düşündüğüm yap-çık-kurtulcular. Yakın zamanda içli dışlı olduğum bir kitaptan beyin kepçeme takılan “Tuvalet ruhun oturağıdır” sözü. Yapan mutlu, yapamayan sıkıntılı, süre ve süreç kişinin tercihi.
 ►Burun ve kulaktan çıkan: Nefes gibi her “AN” yapılması gerekenin, gereklisi olan havanın yolu tıkanınca temizlemek gerekiyor haliyle. En basit tanımla, ne kadar oksijen o kadar köfte. Benzeri kulakta da var sadece daha az sıklıkla çıkıyor. 
 ►Terlemek: Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur ya, birleştir gerisini. Derinden ispat istersen illa da terleme sonucunu doğuran her ne yapıyorsan o “AN” buradasın, varsın. Titreşim rezonansın artıyor. Haliyle sonrasında dinginlik, mutluluk, rahatlık… Spor yapan vücut rahattır, hazırdır, buradadır çünkü çıkartmış çıkması gerekeni. Mis. 
 ►Kusmak: Mide adı verilen organ, iç karışıklığa tepki verince çıkması gerekeni ağızdan yolluyor. Çıktısı çirkin olabilir, sonuca bak sen.
 ►Pırt yapmak: Her zaman pırt olmuyor tabi. Pört, Coooğooort, fıssss ve bururrrpprrşr da olabiliyor. Kakanın küçük yeğeni., dayısından farkı katı değil, gaz formunda. Maddenin 3 fiziksel halinin gözle görülmeyeni. Pırt adı verince nasıl da şirinleşme oldu bi anda ya la.
 ►Tükürmek: Ağızda oluşan fazla salyanın atılma ihtiyacı. Spor gibi terlemeli aktivitelerde veya Pavlov’un köpeği olduğumuz ekşili, neşeli durumlarda sıradan. Peçeteye, çöpe bırakırsın gerektiğinde kurtulursun. Gerçi zihnimiz kirlenmiş yıllardır sokakta duyduğumuz  gırtlak akortdu yapma denemelerinden. Sessizce uygun yere bırak, çöpünü yok et, sen de rahatla, biz de. Sorunun temel sebebi, dünyanın kanserli hücreleri ve sayılarının, en azından ülkemdeki fazlalığı da,  konu bütünlüğü adına dağılmayalım.
. ►Nefes: Burun konusunda adı geçen çook derin konu. Her “AN” içten dışa, dıştan içe derken kelimeler yavaşladı birden. Tuvalette tutabilirsin, sokakta zaten uygun yere kadar beklebilirsin. Sosyal hayatta alışıksın zaten pörtünü, burundakini, kusmayı tutmaya, terlediğinde kolunun altında yuvarlaklar gözükmesin diye onu yok etmeye ve vücudu soğutarak içten dışarı kontrol altında tutmaya çalışmaya. Ama nefesten anladık ki kontrolümüzde değil bazı içten dışarılar.
 ►Ağlamak: Gözlerdeki denizin kıyıya vurması. Sevinçten mi, üzüntüden mi yoksa acı biberden mi bilinmez. Zor iş anlatması, ben de tıkandım haliyle. O bilir ne zaman akacağını. Sana, bana, ona da üzerinde süşünmek, konuşmak, yazmak kalır.
 ►Regl: Üst satırlarda yap-çık-kurtul’cuların daha çok kadın olduğundan bahsetmiştim ya, işte o hareketin en büyük sebebi. Görüntüden, kokudan iğreniyorlar ve aynı bölgelerden olan çıkışlara da tepkileri aynı oluyor. Herkes kendince haklı. O zaman devam. Emin olduğum tek şey şampanya patlatan her kadın, bugüne kadar ki kadınların çektiği acılardan oluşan kollektif acı bedeni ile rezonans halinde oluyor ve bu durum çevresindekilere ağrı, ellerim şiş-şiş, öfke ile davranıyorlar. Şişe açıldıktan bir süre sonrasında pamuk helva, munch melow. Kadınların en yaratıcı oldukları dönem, olabilir, olmaya da bilir? Bilene sormak lazım.
 ►Konuşmak, Muhabbet: Her gün yaşanılan en az 2 kişilik etkileşimler. Güzel muhabbet, güzel boşalmadır, tatmin eder her tarafı. Çıkarıyorsun içindekini dışarı. Kötü muhabbet ise dinlememe içeren, herkesin sıra kapmaya çalıştığı, her konunun yarım kaldığı, kimseye bir şey vermeyen erken boşalma çabası. Açıklamaya gerek yok. Zevk alıyorsan devam, almıyorsan terk et.
 ►Sanat: Sanat kendim içindir. Dışarıdan girmiş bedenime bilgi, görüntü, koku ve daha bir sürü şey, sonra da çıkmış başka bir “AN”ın ürün, resim, yazı, müzik vs. olarak. Vesaire kısmına dikkat çekerim. Bir ev kadını da temizlikle ilgili bir “ŞEY” bulmuş ise, onun sanatıdır. Herkesin tuttuğu kendine! Sanat ki, benden çıkan, beni yansıtan, ben olmayan.
►Gülmek:  Ağlamanın tersi olan istem dışı boşalma bölüm iki. Gül ki dünya seninle gülsün diyen adamın güzel olma sebebi. Daha da güzelleşmek istersen kahkaha geliyor, gülmenin eltisi. Ismarlayınca da gelmez, sahtesi çirkin ve yapay tıpkı çoğu insan gibi.
►Cinsel : Merak ettiğin bölüm geldi. Erkeklerinki fiziksel çıktılı olduğu için belirgin, kadınların ki ise her zaman ki gibi karışık ve iç içe geçmiş. Günümüzde ise kadın tarafı derinleşti gitgide, farklı boşalmaların olduğunun ispatı ile. Klitoral, G-Noktası, Vajinal, Squirting ve daha bir sürü şey. İlk üçü Türkçe'ye geçmiş, sonuncusunu kurtaralım bari “fışkiye” olarak. Fışkiye ki var böyle bir şey ve çalışan suluyor çarşafı, azalıyor acı bedenleri, daha da güzel oluyorlar dünya kadınları…
 Tuvaletini tutan, terlemekten, pırtlamaktan, kusmaktan, tükürmekten, rahat nefes alamayan, ağlayamayan, regl olamayan, konuşamayan, muhabbet edemeyen, içini dökemeyen, sanatını çıkaramayan, cinsellikten zevk alamayan yani içten dışarı akışında sorun olan herkeste belirecek sıkıntı “sıkışmış kızgınlık” olacaktır. Çıkarmadan biriktirdiysen içindekini olur sana “depresyon, mutsuzluk, hiç bir şeyden zevk almıyorum gibi olumsuz duygu birikimleri. Herkes kendinden mesul! Ben mi? Şu “AN” da çok rahatım çünkü okudukların oldu sana kumşut…Ohhh..